BTK'ya açık mektup

Media_httpismailhpola_pgeue

Aşağıdaki metin BTK sitesinden iletilmeye çalışılmış ancak başarı sağlanamayınca buradan bir açık mektuba dönüştürülmüştür. 

  Sayın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Yetkilileri,   4 Ağustos 2011 tarihli 'Güvenli İnternet kullanımı' konulu kurul kararınıza ilişkin görüşlerim aşağıdadır: 1. Her ne kadar 22 Ağustos 2011 tarihli bir önceki kararınıza gore çeşitli değişiklikler yapılmış olsa da temelde filtre sistemini koruyan bir kurul kararının dünyada henüz bir örneği olmaması yönünden uygulamaya konulmasının son derece sakıncalı olacağının bir kez daha altını çizmek isterim. Bunun da ötesinde, bu filtre sistemi ile çocuklarının korunacağını düşünecek aileler bu konuda artık herhangi bir sorumluluk üstlenme kaygısı taşımayacaklardır. Ailelerin ‘Güvenli İnternet’ kullanımıyla ilgili tüm bu sorumluluklarını ise algı olarak kurumunuz üstlenmektedir. Bu çocukların filtre sistemini bir şekilde by-pass etmeleri ve internette herhangi bir olumsuzluk durumunda aileler bunun vebalini filtre sistemine ve dolayısıyla kurumunuza yükleyeceklerdir. Yeni gelişen teknolojilere son derece aşina bu yeni kuşak için bu tip filtreleri aşmak çok zaman almayacaktır. Dolayısıyla bu yöntemi uygulayan kurumunuzun üstlendiği sorumluluk aslında çok ciddi boyutlardadır. Bu açıdan filtre sisteminin kurul karar metninden çıkartılmasının uygun olacağını düşünüyorum. 2. ‘Peki filtre sistemi kaldırılırsa çocuklarımız nasıl güvenli internet kullanımını becerecekler?’ sorusunun yanıtını ise Yeni Medya konusunda çalışan bir üniversite mensubu olarak kendi penceremden dile getirmek isterim. Yanıt aslında iki sözcükten oluşuyor: ‘Eğitim ve bilinçlendirme’. Biraz daha açarsak, çocuklar ve gençler için ‘Güvenli İnternet’ eğitim programları, aileler ve yetişkinler için ise ‘Güvenli İnternet’ konulu bilinçlendirme kampanyaları ve sertifika programları. (Çözüm önerimin detaylarını http://ismailhpolat.com/demokratik-bilgi-toplumunun-yollarinda/ sayfasından okuyabilirsiniz.) Maalesef bu yeni Kurul Kararı metninde de 30 küsür milyon internet kullanıcısının ‘Güvenli İnternet kullanımı’ konusunda  nasıl bilinçlendirileceğine ve eğitileceğine ilişkin en ufak bir cümle hatta sözcük bile yok.  Oysa siz istediğiniz kadar aile ve çocuk profilleri hazırlayın ve filtreler koyun, bu yeni internet kuşağı bunların hepsini aşacak donanımda. Dolayısıyla tüm toplumun internetteki güvenliğini sağlayacak yegane şey, internet konusunda bilinçli, iradeli ve ahlaklı insanlar yetiştirilmesidir. Geçtiğimiz günlerde Norveç’te yaşadığımız trajik olayda zanlıyı insanları acımasızca katletmekten alıkoyacak yegane şey de, internet filtresi değil o kişinin ahlak ve vicdanıydı ve maalesef eksik olanlar da bunlardı! Tüm bunların ışığı altında 25 Mayıs tarihli İnternet Kurulu toplantısı sırasında da paylaştığım ‘Yeni Medya okur yazarlığı’ önerisini burada tekrarlıyor ve konu filtrenin kendisinden bile önemli olduğu için değişiklik metnine eğitim ile ilgili kısımların eklemesini talep ediyorum. Bu bağlamda gerek Kurul Kararı metin değişikliği gerekse eğitim ve bilinçlendirme kampanyalarının detaylarına ilişkin her türlü destek ve yardıma hazır olduğumun  tarafınızdan bilinmesini isterim.   Saygılarımla, İsmail Hakkı Polat

22 Ağustos 'tarih' oldu?

Media_httpismailhpola_jfead

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, kamuoyunun tepkileri karşısında ‘Güvenli İnternet’ kararını revize etti.

Aylar süren sosyal medya tepkileri, yürüyüşler, karşılıklı basın açıklamaları, toplantılar derken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) nihayet sessizliğini bozdu ve 22 Şubat 2011 tarihinde yayınlayıp 22 Ağustos’ta yürürlüğe sokmayı planladığı ‘İnternetin Güvenli Kullanımı’ konulu kurul kararını revize ederek kamuoyunun görüşlerine sundu.
Metnin içeriğinden önce usule ilişkin bir değerlendirme yapalım. BTK’nın ‘revizyonuna’ kadar geçen süreç, internet kullanıcılarının kendi yeni medyalarına ilişkin düzenlemeler konusunda ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Şimdiye kadar kamuoyuyla hemen hiç etkileşimde bulunmadan ülkenin çoğunluğunu etkileyen kararları alma geleneği olan devlet bürokrasisi, belki de ilk kez bu denli yoğun bir tepkiyle karşılaştı. Geleneksel ve yeni medyalarda giderek artan tepkiler karşısında BTK’nin yaptığı açıklamalar ise, devlet kurumlarının kamuoyu iletişimi konusunda ne kadar zayıf olduğunu ortaya koydu. Yapılan basın açıklamaları kamuoyunun ne dediğini anlamaktan hatta anlamaya çalışmaktan ziyade ‘benim dediğim bu’ kıvamındaydı ve bu husus tepkileri daha da arttırdı. Bu gidişatın kırılma noktası ise, İnternet Kurulu’nun devreye girerek kamuoyunu adına sivil toplum temsilcileri ile ilgili devlet kurumlarını biraraya getirdiği toplantıydı. Tarafların ilk kez bir araya geldiği bu toplantı, özellikle devlet kanadının pek de alışık olmadığı bir sivil toplum üslubuyla geçse de, ilk meyvelerini verdi ki bu revizyon yapıldı.
Revize edilen metni içerik açısından incelediğimizde bir önceki kurul kararındaki bir çok şeyin değiştiğini görüyoruz. Öncelikle eski metindeki internet ağının küresel ruhuna uygun olmayan yurt içi profili kaldırılmış ve standart paketin abonelerin mevcut durumunda herhangi bir değişiklik olmadan sürecek olması açıkça yazılmış. Çocuk profili için hazırlanacak uygun siteler listesinin hazırlanması ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın koordinasyonu ile kurulacak ve içinde ilgili kurum ve kişilerden temsilcilerin bulunduğu Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu’nun sorumluluğuna verilmiş. Değişiklikler böyle sürüp gidiyor. Kişisel olarak kimi maddeleri olumlu kimilerini (hatta çoğunluğunu) olumsuz bulsam da bu değişikliği ‘devlet bürokrasisinin kamuoyunun tepkileri karşısında geri adım atabileceğini’ göstermesi açısından olumluya yormak istiyorum. Bürokratlarımız da bu tip geri adımların demokratik bir ülkenin işleyişinin doğasında olması gerektiğini anlamalılar artık. Çünkü onlar da, internet kullanıcıları da sorunun değil çözümün birer parçası olma arzusunda! Metin üzerinde tartışılacak epey çok şey var ancak ben kendi penceremden çözümün en önemli halkası olarak gördüğüm bir hususu dile getirmek isterim. Bu yeni metinde de 30 küsür milyon internet kullanıcısının ‘Güvenli İnternet kullanımı’ konusunda  nasıl bilinçlendirileceğine ve eğitileceğine ilişkin en ufak bir cümle hatta sözcük bile yok. Oysa siz istediğiniz kadar aile ve çocuk profilleri hazırlayın ya da filtreler koyun, bu yeni internet kuşağı bunların hepsini aşacak donanımda. Dolayısıyla tüm toplumun internetteki güvenliğini sağlayacak en önemli şey, bu konuda bilinçli, iradeli ve ahlaklı insanlar yetiştirilmesi. İnternet Kurulu toplantısında paylaştığım ‘Yeni Medya okur yazarlığı’ önerisini burada tekrarlıyorum. Son olarak, BTK bu revize metine ilişkin kamuoyunun görüş ve önerilerini 13 Ağustos’a kadar çeşitli kanallardan toplayacak ve 22 Ağustos’tan itibaren yeni kurulacak filtre sistemini 3 ay süreyle deneyeceğini de paylaşalım. Yani 22 Ağustos tarih oldu ama yeni tarih 22 Kasım! Unutmayalım, demokrasi karşılıklı anlayış ve uzlaşma rejimi. Yani ne devlet kurumlarının görüşünü körü körüne kabul edelim, ne de kendi görüşlerimizi rasyonellikten uzak bir inatla dayatalım. Öncelikle  birbirimizi doğru anlayalım ve ortaya tüm tarafların asgari memnuniyetini sağlayacak hakkaniyetli bir metinde uzlaşmaya çalışalım. Özgür ve güvenli internet isteyen internet insanları; klavye başına!
Tags