Dünya Mobil İletişim Kongresi'nde (MWC) boy gösteren bütün oyuncular, rekabetin giderek kızıştığı sektörde farklılaşabilmek için mobilitenin gerçek anlamını kavramak zorunda!
Geçtiğimiz hafta Mobil İletişim dünyasının gözü kulağı, yılın en önemli etkinliği
MWC’de (Mobile World Congress) idi. 200 ülkeden 60,000i aşkın kişinin katıldığı kongreye ilişkin yapılan yorumlarda, piyasaya sürülen ürün ve hizmetlerin mobil iletişim sektöründe yeni bir dönemi başlatacağı”görüşü hakimdi.
International Business Times,
V3 ve
Engadget gibi sitelerde yazılanları toparladığımızda öne çıkan ürün ve hizmetleri şöyle özetleyebiliriz.
1.
Mobil şebekeler: Mobil cihazlardan bağlantı hızını 160 Mb/sn’ye yükseltecek 4G şebekeleri, artık deneme aşamasını geride bırakarak bu yıl Ericsson, Nokia Siemens gibi altyapı şirketleri tarafından hayata geçirilecek gibi görülüyor. Gerçi Japonya ve Güney Kore’de 4G şebekeleri çoktan kuruldu ama Avrupa’da ilk aday ülkeler olarak İngiltere, Almanya ve İsveç öne çıkıyor. Tabii burada en önemli sorun, özellikle Batı Avrupa’daki mobil operatörlerin 3G şebekelerine 10 milyarlarca dolar harcamalarına karşın bu paraların karşılığını halihazırda geri alamamış olmaları. Bu nedenle tüm operatörler, bu konuda kendi devletlerinin sunacağı lisanslama modellerini görüp ona göre karar verecekler. Eğer uygun lisans modeli çıkmazsa teknolojisi gelişmiş olmasına karşın 4G şebekelerini 2011 yılında da göremeyebiliriz.
2.
Mobil hizmetler: Son bir kaç yıldır yüksek hızlı şebekelerle birlikte akıllı telefonların günlük hayatımızda daha fazla yer kaplamasıyla katma değerli hizmetler dünyasında SMS, WAP gibi 2.5G döneminin platformları daha az kullanılır oldu. Onun yerini alan trend ise doğrudan internete bağlanarak web servislerine erişim ve Apple, Samsung, Nokia ve Blackberry gibi akıllı telefon üreticilerinin kendi açtığı uygulama dükkanları oldu. Özellikle Apple firmasının, iPhone gibi sıradışı bir telefon modeli üzerinden indirilen uygulama sayısı 2010 sonunda 10 milyarı geçti. Tabii bu durum mobil operatörlere tüketiciye katma değerli hizmetlerde eskisi gibi geniş bir oyun alanı bırakmıyor. Bu durumda operatörler için başlıca alternatif, sağlık, eğitim gibi kurumsal katma değerli hizmetler ki, MWC’de operatörleri gözlerine kestiren uygulama geliştirici firmalar, etkinlikte bu konularda oldukça fazla seminer ile ürün ve hizmet tanıtımı organize etmişler. Bir diğer önemli alan ise, lokasyon tabanlı uygulamalar. Mahremiyet gibi önemli sorunlar yüzünden operatörlerin bir türlü etkin yararlanamadıkları konum bilgisine dayalı hizmetler, geçtiğimiz yıl Foursquare,Gowalla gibi internet girişimcileri tarafından internet üzerinde başarıyla kullanılmıştı. Bu alanda geri kalmak istemeyen operatörler için Nokia ve Navteq işbirliğiyle geliştirilen
Poynt adlı mobil ilan uygulaması oldukça cazip görünüyor. Ancak mobil operatörlerin bu alanda çok ilerlemiş internet servislerini, Facebook’un artık ülkemizde de hizmete başlayan Facebook’un Places hizmeti ile Google’ın Maps üzerinden geliştirebileceği sürpriz uygulamaları göz önüne alması gerekir. Kısacası mobil hizmetler konusu bu yıl mobil operatörlerin üzerinde en çok düşünmeleri gereken konu. Çünkü bu alanda varolup olamayacakları bu 1-2 yıl içinde belli olacak.
3.
Mobil Cihazlar: MWC 2011’in üzerinde en çok konuşulan konusu akıllı cep telefonları ve tablet bilgisayarlardı. Bu alanda devrim yaratan iPhone’un üreticisi Apple’ın yokluğunda kongrenin yıldızı Samsung oldu. Gerek sunduğu Galaxy S II telefonu, gerekse Galaxy Tab2 tabletiyle 2011’de Apple ile rekabet edebilecek tek marka olarak da öne çıktı. LG, Toshiba, Acer, HP gibi firmaların tabletlerine bakıldığında bu yıl Google tarafından geliştirilen mobil işletim sistemi Android’in 3.0 ve ileri versiyonlarıyla akıllı telefon ve tablet pazarındaki hakim işletim sistemi olacağı açık. Aslında bu, hem cihaz üreticileri, hem de operatörler için Apple ürün ve hizmetleriyle başa çıkabilmeleri adına altın bir fırsat. Sanırım Nokia gibi muhafazakar firmalar dışında diğerlerinin çoğu bu yolu deneyecekler.
Bitirirken şunu söylemek lazım ki, mobil iletişim dünyasında kullanıcının mobilite deneyimini henüz tam anlamıyla kavrayan ve hayata geçiren uçtan uca bir mobil iletişim hizmeti yok. Buna en yakın firma ise, iPhone cihazları üzerinde GPS, Gyro gibi donanımları ve uygulama dükkanındaki eşsiz uygulamalarıyla Apple. 2011'de mobiliteyi dikkate almadan yola devam eden kimi mobil oyuncular için 2012'de oyun alanı çok daralacak! İşin şakası yok;)