Wall Street işgal altında?!

Occupy_wall_street

Arap Baharı’yla açılan Pandora’nın kutusu dünyayı Amerikan Baharı’na mı götürecek?


Kendi derdine düşüp Türkiye’nin meselelerini bile analiz etmekte aciz kalan geleneksel medyamızın anlı şanlı ‘gazetecilerinin’, ABD’de 1 ay kadar önce başlayan bir hareketi gündeme almasını ve giderek küresel bir harekete dönüşmekte olan gidişatı görmesini beklemek? Evet, pek gerçekçi değil maalesef! Oysa Yeni Medya'da konuya ilişkin şuradaki gibi şahane analizler çoktan yapıldı.

Aslında 1 ay önce 17 Eylül’de ilk protestolar başladığında ABD’de de durum pek farklı değildi. Üstelik kuru bir kalabalık tarafından dile getirilen slogan da pek cüretkardı; Occupy Wall St. yani Wall Street’i işgal et! ABD ekonomisinin kalbi NewYork Borsası’nın işgal etme fikri borsacıları da güldürmüş olmalı ki, içlerinden bazıları ilk günlerde borsa binasının önünde kendilerini protesto eden göstericilere gülümseyerek kadeh kaldırmayı da ihmal etmedi.

Occupyws_champagne_toast
Ancak Occupy Wall St., bugün itibarıyla 80i aşkın ülkenin 1500den fazla kentinde organize edilen yürüyüşlerle desteklenen küresel bir hareket haline gelmeyi başardı. İlk günlerdeki sloganları da OccupyChicago ve Occupy LA şeklinde yerelleşerek ABD’nin yüzlerce  şehrine yayıldı. Artık ABD ve dünya medyasının manşetlerini ve haber bültenlerini işgal eden harekete kamuoyu desteği de giderek artmaya başladı. New York’taki bir pizza zinciri harekete verdiği desteği göstermek amacıyla menüsüne OccuPie yani İşgal Keki’ni ekledi. Sosyal Medya platformlarında hergün hareketi destekleyen yüzlerce grup kuruluyor ve bu gruplar milyonlarca insan tarafından izleniyor.

Peki sadece bir an önce başlayan bir hareket bu kadar kısa sürede nasıl bu noktaya geldi? Kuşkusuz bunun altındaki tüm nedenleri buradan görüp sayabilmek zor ancak hareketin sosyal medya hesapları ve ABD’deki 1-2 blogdan derlediğim bilgiler sonucunda önemli bulduğum birkaç hususu sizlerle paylaşmak isterim. İlk olarak, bu hareketi oluşturan kitle, Sanayii Çağı’nın mavi yakalıları değil Bilgi Çağı’nın beyaz yakalıları. Harekete geçmelerinin asıl nedeni olan işsizliğin pençesinde kıvranan, uygulanan politikaların kendilerine iş olanağı vereceğinden umudu olmayan ancak hemen hepsi teknolojik araçları iyi kullanan, dünyayı takip eden ve politika ve politikacılardan uzak genç, dinamik ve yepyeni bir kitle bu.

Occupied_wsj

17 Eylül’de Wall Street'teki ilk gösterilerde olayın bu boyutlara geleceğini kendileri bile hayal etmeyen bu insanların Borsa binasının yakınındaki Zucotti Park’ta kurdukları çadırlarda inatla eylemlerini sürdürme iradeleri yönetimin panik içinde eylemi bitirme çabasıyla karşı karşıya gelince, eylemciler ellerindeki en büyük silahı yani Yeni Medyaları büyük bir beceriyle kullanmaya başladılar. Twitter ve Facebook’da kendilerine karşı yönelen her hareketi anında duyuran ve dertlerini son derece basit ve dokunaklı biçimde yazı, resim ve kendi hazırladıkları videolarla anlatmayı beceren bu gençler, aslında kendi medyalarını yarattıklarını ve bu medya üzerinden gelen desteklerle güç kazandıklarını yavaş yavaş farkettiler.

Occupywallst_twitter_account
Yeni Medya o kadar etkili oldu ki, harekete tüm ülkede fiziksel katılım da arttı, kitleler kalabalıklaştı. Zizek gibi akademisyenler ve hatta Soros gibi iş adamları bile destek beyanlarında bulundu ve New York’dan alınan ilham, Yeni Medya üzerinden önce ABD’deki sonra da dünyadaki geniş kitleleri harekete geçirdi.

Occupy_wall_street_event_map
Occupy Wall St. hareketindeki çok önemli hususlardan biri de, eylemcilerden hiçbirinin öne çıkmadığı, internetin ruhuna uygun lidersiz ve dağitık bir yapıda olması. Bu durum, hareket içi gruplaşmayı önlediği gibi herkesin verilmek istenen mesajlara odaklanmasını sağlıyor. Bu sayede verdikleri basit mesajlar da kamuoyunca daha iyi algılanıyor, tartışılıyor; Biz ABD’nin %99’uyuz. ABD yönetiminden diğer %1’in finansal sıkıntılarına değil bizim sıkıntılarımıza öncelik vermesini stiyoruz. Başka da bir amacımız yok!

Tüm bu gelişmeler karşısında Obama yönetiminin, siyasi çıkarlar uğruna köhne endüstri çağı kurumlarına destek vermeyi bırakıp gençlerin sorunlarına öncelik vermek ve bunun için de yeni istihdam politikasını Bilgi ve iletişim teknolojileri, Yeni Medya, Alternatif Enerji, BioGenetik gibi yeni ve potansiyeli olan alanlarında kurarak bu kitlenin sorunlarını çözmeye çalışmaktan başka seçeneği kalmadı. Wall Street Borsa Binası'nın içindeki ekonomi ile dışındaki ekonomi aynı seviyeye gelmedikçe, Arap Baharı ile açılan Pandora’nın kutusu Amerikan Baharı hatta Dünya Baharı'na doğru yol alacak.

 

Tags