Tablet bilgisayarlar geleneksel medyanın derdine derman olmak için bir umut ancak bugüne dek yapılanların pek azı gelecek vaadediyor.
21. Yüzyıla girdiğimizi geç idrak eden medya sektöründe, hala interneti kendi düzenine rakip hatta düşman olarak gören ciddi bir çoğunluk var. Bunların içinde güç sahibi olanların işi kendi gruplarının internet üzerinde yaptığı yenilikleri baltalayacak kadar ileri götürenleri bile var. Tabii bu ortaçağ psikoposu zihniyeti, medya gruplarında umutla görev alan yeni medya kuşağını da olumsuz etkiliyor. Azimle geliştirilmeya çalışılan projeler, muhafazakar ve kibirli eleştirilere dayanamayıp birer birer gündemden düşürülürken, bu genç beyinlerin de patronaj katındaki sinsi dedikodular sayesinde önü kapanıyor, şevkleri kırılıyor. O aşamadan sonrası ise, ya etliye sütlüye karışmadan bu geleneksel medya egemenliğine boyun eğmek ya da istifa edip internetin fırsat ve tehditlerine yelken açmak. Merak ediyorum, günün birinde yazılacak medya tarihinde ‘gazetenin tirajını düşürüyor’, ‘internet para kazandırmıyor’, ‘okurların yorumlarını yayınlayıp beni neden onlarla muhatap ediyorsunuz’ gibi gerekçelerle çöpe giden onlarca projeye ve o süreçte heba edilen onlarca yeni medya insanına da yer verilecek mi? Sözün özü, yeni medya aşısı geleneksel medya bünyesinde alerji yaratıyor!
Son zamanlarda geleneksel medyada baş gösteren ¨Aman, tablet bilgisayarlar çok revaçta! Biz de hemen bir iPad’de çalışan ‘bir şeyler’ çıkartalım. Hatta Android'i de olsun!¨ tarzı slogancı yaklaşımını bu çerçevede incelemek lazım. Burada amaç, internet kullanıcılarına işlevsel bir yeni medya hizmet sunmaktan ziyade medya grubunun ‘yenilikçi’ ve ‘teknoloji lideri’ marka algısına katkı sağlamak. Bu önceliğe, bünyedeki Orta Çağ Psikoposları’nın eleştirisine maruz kalacak yeni medya çalışanlarının burnu sürtülmüşlüğü de eklendiğinde ortaya iyi bir şeyler çıkmasını beklemek, hele hele bunun uzun soluklu bir iş olacağını zannetmek, saflık olur. İşte bugünlerde medya gruplarının gazete ve TVleri tarafından sunulan ‘tablet yayıncılık hizmetleri’ de bu tanıma uyan seviyede. Çoğu kendi web sitesini aynen tablet bilgisayara kopyalamış. Hatta bazılarının tablet uygulaması o kadar kötü ki, oradan çıkıp web adresine gittiğinizde daha rahat ediyorsunuz. Tablet kullanıcılarını en rahatsız eden şey ise, üzerine tasarım yaptıkları cihazın özelliklerini tam kavramadan alelacele piyasaya sürülmüş olduklarınn ayan beyan ortada olması. Örneğin; Hürriyet Gazetesi’nin iPad uygulaması geçtiğimiz günlerde Bin Ladin’in ölümü üzerine yıldırım baskı yapmış.
Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu da bunu ballandıra ballandıra anlatmış. İyi de bu haberden o uygulamayı indiren benim bile haberim olmadı. Peki neden? Çünkü iPad türü mobil cihazlardaki uygulamaların en benzersiz özelliği, cihazın ekranına yolladığı sesli ya da titreşimli bir uyarı mesajıyla (notifikasyon) duyurabilmesidir. Tablet yayıncılık uygulamasında bu özelliğe yer vermeyen bir hizmet, şimşek baskı yapsa ne yazar? Daha bunun gibi geleneksel medyanın özel içeriğine avantaj sağlayabilecek o kadar çok özellik var ki!
Tablet cihazlarda içeriğin de ötesinde en önemli husus, reklamcılık ve reklamverenler diğer mecraların hepsinden daha uygun bir reklam deneyimi yaşatmasıdır. İnternet kullanıcısını pasif bir reklam izleyicisi olmanın ötesine ekranı parmağıya kontrol edilebilen ve ürüne neredeyse dokunabildiği, hareketli, üç boyutlu ve müşterinin konumunun bilindiği bir ortamdan reklamverenler için kimbilir ne benzersiz deneyimler çıkartılabilir! Bunun için doğru strateji ise, tablete bu bakışla yaklaşabilen ve medya psikoposlarının etkisinde kalmayacak yönetimlerin insiyatifiyle yaratıcı gençler, deneyimli yayıncılar ve reklamcılardan oluşturulan bir ekip ve bunların deneye-yanıla geliştireceği projelerde. Bu yaklaşımın ilk ışıkları geleneksel medyada olmasa da yeni tablet yayıncılarının girişimlerinde görülüyor. Örnek görmek isterseniz, LOG dergisi, Zete, Dipnot gibi yerli tablet uygulamalarına bakmanızı öneririm. Yurtdışında ise, gittikçe daha da rakipsizleşen Wired dergisinin ücretsiz son sayısını indirmek ya da Flipboard uygulamasını deneyimlemek, size bu yazıyı sabırla okumaktan daha fazlasını anlatacak!
Not: Geleneksel medyanın iPad'e bakışı konusunda Yurtsan Atakan'ın
şu yazısını da okumanızı öneririm.