- Posts tagged locationgate
- Explore locationgate on posterous
Masum değiliz hiçbirimiz
Yeni Medya, sonu gelmeyen kişisel bilgi ve mahremiyet ihlalleriyle bindiği dalı kesiyor!
Sosyal Medya camiası, geçtiğimiz hafta içinde yine ve yeni bir ihlal skandalı ile çalkalandı. Skandalın başrolünde ise, sadece akıllı cep telefonları üzerinden hizmet veren ve kendini ‘yakın arkadaşlar arası paylaşımların yer aldığı özel sosyal medya’ olarak konumlayan Path.com vardı. Yenilediği şık arayüz tasarımının da yardımıyla son 2-3 ay içinde 2 milyon kullanıcıya ulaşan hizmet, meğer bu abonelerin telefon rehberlerini kendi veritabanlarına kaydetmekteymiş. Arun Thampi adlı bir hacker tarafından farkedilip ortaya çıkartılan bu skandal sonrası bir açıklama yapan Path’in patronu Dave Morin, ‘aslında bu işlemi Instagram, Foursquare ve Facebook gibi hizmetlerin de yaptığını, kendi amaçlarının ise ‘her üyesinin kişisel telefon rehberindeki diğer Path üyelerini saptamak’ olduğunu söyleyerek kamuoyundan özür diledi. Geliştirdikleri yeni güncellemede bu kayıt işlemini artık kullanıcının izniyle yapacaklarını söyleyen Path (bendenizin de dahil olduğu) aboneleri nezdinde ne kadar inandırıcı oldu ya da daha önce neden böyle bir izin prosedürü yoktu bilemiyoruz ama bildiğimiz bunun kullanıcıların mahremiyetini ihlal eden ne ilk ne de son olay olduğu.
Kullanıcı bilgilerinin mahremiyeti, bu yeni iletişim ortamının ortaya çıkışından bugüne en çok tartışılan konuların başında geliyor ve geleneksel medya oyuncularının ‘internet bir iftira ve ahlaksızlık yuvası’ şeklinde yönelttiği eleştirilere de temel oluşturuyor. İşin ilginci Yeni Medya devlerinın bu konuda çok daha hassas davranması gerekirken tam tersine kullanıcıyla girdikleri güvene dayalı ilişkileri kendi çıkarlarına suistimal edecek örneklerin daha da arttığını gözlemliyoruz. Aslında bu durumun kullanıcının onlara olan güvenini azalttığının ve uzun vadede de Yeni Medya’ya en çok zararı yine kendilerinin verdiğini ne zaman idrak edecekler, bilinmez! Üstelik tüm bunların üzerine kullanıcılara ‘mahremiyetlerini taahhüt edecekleri’ vaadiyle öyle akıllara zarar sözleşmeler hazırlıyorlar ki, bu uzun metinleri okuyan az sayıda kullanıcı bile bu tip kurnazlıkların şifresini hemen çözüp afişe ediyor ve güven daha da azalıyor. Peki ne yapacağız? İnternetten, mobil iletişimden vazgeçemeyeceğimize göre tüketici olarak haklarımızı savunacağız. Bunu yaparken de ABD’deki EPIC (Electronic Privacy Information Center), EFF (Electronic Frontier Foundation) tarzı Yeni Medya'daki tüketici ihlallerine odaklı sivil toplum kuruluşları kuracağız ve bu tip ihlaller karşısında haklarımızı arayacağız. Gerekirse bu firmalarla hukuksal yollardan ve sosyal medya üzerinden mücadele edeceğiz.
Tabii böylesi geniş cepheli bir mücadelede bu tip firmaların suistimallerini açığa çıkartabilecek deneyim ve donanımda insanlara ihtiyacımız olacak. Yukarıdaki örneklerde de tasvir ettiğim gibi bu karmaşık sorumluluğun üstesinden gelebilecek insanlara hacker deniyor. Ve hackerlar aslında herhangi bir sistem ya da teknolojiyi onu ilerletmek ve kötü kullanımdan arındırmak adına eleştirel bir gözle inceleyip geliştiren kişilere denir. Elbette onların da içinde bu birikimi iyi veya kötü kullananlar var. Ancak büyük çoğunluğu gazete-TVlerde umacı gibi tanıtılanların aksine dünyanın ilerlemesine büyük katkıda bulunuyorlar ve mahremiyetimizi korumamız için en çok onları doğru anlamaya ve yardımlarına ihtiyacımız var.

