ABD’de ‘telif ihlallerini önlemek’ amacıyla Kongre’nin gündemine alınan yasa tasarıları, internet kuşağını ayağa kaldırdı!
Bu hafta bir dizi toplantı ve konferans için geldiğim New York’un Manhattan bölgesinde gezinirken bir kaç yüz kişilik bir gösterici grubuna rastladık. Uzaktan ‘Wall Street’i işgal et!’ protestocuları olduğunu düşündüğüm gruba yaklaşıp pankartlara bakınca farklı bir durumla karşılaştım ve günün anlam ve önemini bir kez daha hatırlayıverdim; 18 Ocak Çarşamba yani ABD Kongresi’nde ‘internetteki telif ihlallerini önlemek’ amacıyla gündeme alınan SOPA (Stop Online Piracy Act) yasa tasarısını protesto günü!
Kalabalığın ses uyumuna aldırmaksızın haykırmaya çalıştığı ‘Sansür değil inovasyon istiyoruz!’ gibi sloganlar, cadde ahalisi tarafından farklı duygularla karşılandı. Her ne kadar etraftaki akranları sempatiyle baksa da yaşı ortanın üzerinde olanlardan kimisinin yüzünde şaşkınlık ve yer yer öfke vardı. Peki zamanlarının çoğunu internette geçirdiğini ve hayatların sokağa çıkıp slogan atmamış olduklarını tahmin ettiğim bu genç insanların derdi neydi?
ABD film ve müzik endüstrisinin ‘büyük maddi kayıp’ iddiasıyla yıllardır sürdürdüğü siyasi lobi faaliyetlerinin sonucunda geçtiğimiz aylarda ABD Kongresi’de gündeme alınan SOPA tasarısı yasalaşırsa, şuradaki videodan görsel olarak da izleyebileceğiniz gibi ABD Hükümeti;
1) ABDli bir firmanın hak sahibi olduğu bir içeriğe ilişkin ‘telif ihlali’ yaptığı kuşkusu olan yurt içi ya da yurt dışı kaynaklı internet sitelerinin alan adlarını kullanmalarını engelleyebilecek,
2) ABD orijinli arama motoru, sosyal medya, wiki ya da blog platformlarında bu ‘korsan’ siteye herhangi bir şekilde link verilmişse onlar hakkında ‘telif ihlaline yardımcı olmaktan’ yasal soruşturma başlatıp dava açtırabilecek,
3) Söz konusu sitelerin ABD kaynaklı tüm kredi kartı, bağış ve finansal kuruluşlar üzerinden yaptığı para akışını kestirebilecek,
4) Bu sitelerden ‘korsan’ içerik indirenlere de 5 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.Eğer ‘korsan’ site bütün bunlara karşın hala başka alan adlarıyla faaliyetini sürdürmeye devam ederse , bu sefer de yine Kongre’de yasalaşmayı bekleyen başka bir madde ile sitenin IP adresini (Internet numarası) bloklayacak yeni bir düzenleme olan PIPA (Protect IP Act) ile işi tamamen bitirilecek.
İlk bakışta ABD’nin iç işleyişi gibi görünse de arama motoru yerine Google, sosyal medya yerine Facebook, wiki yerine Wikipedia, blog yerine de Blogspot sözcükleri konulduğunda ve bunlara ek olarak para akışı yapılan en önemli kuruluş VISA ve Pay Pal ile dünyadaki alan adı ve IP adreslerinin çoğunun ABD kaynaklı olduğu göz önüne alındığında yasanın aslında Türkiye dahil bütün dünyayı etkileyeceği açıkça görülebilir. Ayrıca, telif hakkı ihlaline biçilen cezalar yüz milyonlarca kullanıcısı olan sitelerin kapatılması ve hapis cezaları.
İşte bu ölçüsüzlük nedeniyle 18 Ocak günü Google, Wikipedia, Wordpress ve Blogspot tasarıyı protesto için sitelerini kapattı ya da sanal eylemler yaptı. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in ‘Biz artık internetin karşısında değil yanında yönetimler istiyoruz!’ konulu mesajına (bu yazının yazıldığı an itibarıyla) Facebook’ta 500.000 kişi tarafından destek verildi ve 100.000 yakın kişi tarafından paylaşıldı. Bunun da ötesinde, özellikle Google ve Wikipedia'nın öncülük ettiği kampanyaların sonucunda gençlerin öfkesi konuyu tek taraflı dinleyerek tamamen eğlence endüstrisinin haklarından yana bir tasarı hazırlayan Kongre üyelerine yöneldi. Bunun sonucunda bazı üyeler tasarıdan imzalarını çekti. Obama’nın sözcüsü de yasayı değerlendimeye aldıklarını ve internet özgürlüklerini kısıtlayacak hiç bir yasaya onay vermeyeceklerini açıkladı.Dijital dünyanın fırsatlarından yararlanarak kendi içeriklerini bu yeni dünyada nasıl satacağını araştırmak ve interneti anlayarak genç kuşağı bilinçli kullanıma yöneltmek yerine ihtişamlı hayatım sürsün kaygısıyla sansüre sarılanlara yeni kuşak giderek daha fazla direnmeye başlıyor. Bundan sonraki her adımın daha fazla tepkiyle karşılaşacağını kimse aklından çıkartmasın.
Zaten yasada adı yazılmasa da ‘korsan’ sözcüğüyle kastedilen The Pirate Bay sitesi hemen bir açıklama yaparak ‘Bizi Suudi Arabistan ve İran’daki sansür bile durduramadı. ABD de benzeri kaderi yaşayacak. Sorununuzun çözümü İnternetlerin özgür bırakılmasında!’ şeklinde bir açıklamaya ile meydan okumayı sürdürdü. Protesto günü boyunca konu ABD medyasında epey geniş yer aldı ancak onların da büyük bir kısmı yasa tasarısına destek veren medya grupları olmalarına karşın (belki izleyici tepkilerinden çekindikleri için) olayı her iki yönüyle de işlemeye çalıştılar. Genel tema; SOPA'nın Google'ın başını çektiği Yeni Medya'nın Hollywood ve Rupert Murdoch ile sembolize edilen Geleneksel Medya ile karşı karşıya getirdiği şeklinde idi. Gün boyunca medyada izlediğim en ilginç anektod ise Bloomberg TV’nin teknoloji editörü ile tasarıya destek veren Hollywood şirketlerinin temsilcisi Avukat Miles Feldman arasında geçti; Editör, avukata şu soruyu sordu: ‘ Şimdi bir internet kullanıcısı Micheal Jackson’un şarkısını indirirse 5 yıl hapis yatacak ama onun öldürmekle suçlanan doktoruna verilecek ceza en çok 4 yıl. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?’ Soruya Feldman: 'Evet, aslında burada biraz ölçüsüz olmuş ancak maddi kayıplarımız da büyük!' mealinde bir yanıt vermeye çalıştı ama izleyenleri pek de tatmin etmedi doğrusu.Evet, bu soruya Hollywood ve geleneksel medya erbabının yanıtlarını bizler de merak ediyoruz! Ama lütfen şu aşağıdaki gibi komik reklam ve sloganlarla ya da şöyle tepeden bakan mal sahibi tavırlarıyla değil; karşısındakini anlamaya ve izleyicisi olan o kitleyle kucaklaşmaya çalışan iki paydaş gibi lütfen!