New York Times gazetesinin internette yeniden ücretli sisteme geçmesi, eski tartışmayı alevlendirdi.
28 Mart itibarıyla internet yayınlarında aylık ücretlendirme sistemine geçen
New York Times’a (NYT), ilk 15 günde 100 bin kişi abone oldu. Her ne kadar bu rakamlar NYT yetkilileri ve geleneksel medya çevrelerinde ¨umut verici¨, ¨etkileyici¨ gibi nitelemelerle karşılansa da, henüz yeterli bir veri oluşmaması ve geçmiş deneyimler nedeniyle Yeni Medya konuya ihtiyatla yaklaştı. Örneğin; Yeni yayıncılık kavramlarının tartışıldığı
NiemanLab sitesinde rakamlara ilişkin bir ön değerlendirme yapan Joshua Benton, gazetenin 2005’teki ilk interneti ücretlendirme girişiminde 2 ayda 270.000 kullanıcı elde ettiğini ve şimdiki rakamlara benzer bir trend izlediğini söylemiş. Benton’a göre, NYT’nin bu ikinci denemesinde daha kolay abonelik işlemlerine, tablet bilgisayarlar gibi daha elverişli cihazlara ve ilk ay 0,99 dolarlık deneme fiyatına rağmen trend yükselmiyorsa bunun nedeni araştırılmalı.
Yeni medyanın önemli kaynaklarından
Mashable sitesinin değerlendirmesinde ise, sitenin paralı sisteme geçildikten sonra bir önceki 15 günlük döneme göre ziyaretçi sayısında %5-10, tıklanma sayısında da %11-30 arasında bir düşüş yaşandığı kaydedilmiş ve deneme süresinden sonra başlayacak aylık 20 dolarlık ücretlendirmeden sonra bu düşüşün sürmesi halinde bunun sitenin reklam gelirini de olumsuz etkileyebileceğinin altı çizilmiş.
Kendi dünyasında mutlu mesut yaşarken, internetin icad olmasıyla bozulan mertliğin olumsuz etkilerini hala üzerinden atamayan geleneksel medya, 15 yıldan beri çeşitli modeller denemesine karşın yeni medyada bir türlü dikiş tutturamadı. En büyük hayal kırıklığını ise,
geçen yıl tüm internet yayınlarını ücretli sisteme geçirdikten sonra düşen reklam gelirleri ve abone sayılarıyla hala boğuşmak zorunda olan News Corp.’un patronu Rupert Murdoch yaşıyor. Murdoch’un 5 yıl önce dünyanın en büyük sosyal medya platformu olarak satın aldığı
myspace.com sitesinin halihazırdaki tepetaklak gidişatını görünce aslında bu duruma şaşırmamak lazım. Çünkü geleneksel medya patron ve üst düzey yöneticileri, her ne kadar tersini söyleseler de, yeni medyayı kendi geleneksel mecralarının ‘yanına eklenecek bir diğer mecra’ olarak görüyor. Yani asıl sorun konuya bakışta!
Peki ne yapılmalı, nasıl bir strateji izlenmeli? İnternet reklam gelirlerinin artış trendini izlemeyen, buradaki yeni reklam biçimleriyle ilgilenmeyen, aksine
bütün bunları karşı bir argüman olarak kullanan geleneksel medyacıların egemen olduğu bir ortamda kuşkusuz yanıtlaması zor sorular bunlar. Aynen kendileri gibi bu mecradan anlamayan geleneksel reklamcılara teslim olmuş ve
yeni medyaya dair her ilerlemeyi elinin tersiyle iten hoyrat bir yaklaşım bu.
İşte bu yüzden iş, öncelikle geleneksel medya patronlarında ve onların yeni medyayı 'eskilerin de dönüşerek içinde barınacağımız yeni bir yaşam alanı'' anlayışıyla ele almasında. Bir sonraki adımda ise, bu dönüşümün kalıplaşmış kuralları olan geleneksel medyacılardan ziyade yeni medyanın yeni bakışlı insanlarının liderliğinde hayata geçirilmesi olmalı.
Şu anda NYT, News Corp. vd. geleneksel medya gruplarının hemen hepsi sihirli bir formül üretme uğraşında. Ancak yine de en sıradışı yanıtlar, mecrayı daha iyi tanıyan Yeni Medya kanadından geliyor. Örneğin; Norveç medyasının dönüşümünü inceleyen Betatales adlı blog, geleneksel medyanın internetten para kazanabilmesi için ilginç bir kaç ipucu vermiş. İlgilenenenlerin ayrıntılarını
buraya tıklayıp okuyabileceği blog, geleneksel medyaların ürettiği içerikleri internete taşırken harcı alem içerikleri bedava vermesini öneriyor. Ancak bunların dışındaki işin uzmanlarının ürettiği özel içeriklerin farklılaştırılarak ücretlendirilebileceğini söylüyor. Örneğin; bir sağlık uzmanının hafta sonu ekine hazırladığı sağlıklı yaşam içeriklerinin internet üzerinde o uzmanın liderliğinde ve sosyalliği yüksek özel bir sağlık kulübüne dönüştürülmesinin para ödemeye değer bulunacağını savunuyor. Ayrıca finans, astroloji gibi alanlarda da bu yöntemin işleyeceği belirtiliyor. Site, konuyla ilgili
Norveç medyasındaki başarılı örnekleri de sıralamış. Ayrıca Yeni Medya konusunda ABDli geleneksel yayıncıların aksine başarılı bir performans gösteren İngiliz The Telegraph ve Guardian gazetelerinin,
The Telegraph Money Deals ve
Guardian Eco Store gibi gazetelerin yayıncılık anlayışına uygun markalarla yaptığı işbirliklerinin de yakından incelenmesinde fayda var.
Anlaşılan o ki, Yeni Medya yayıncılarının her biri yakın bir gelecekte, içerik üretiminin ötesinde, üretilen içerikler aracılığıyla birçok iş koluna entegre edilmiş merkezi birer geçiş noktası olarak konumlanacak. Ancak iş, bu konumlamayı yapabilecek vizyon, inanç ve beceride!