İnternette itibarınız kaç paralık?

Media_httpismailhpola_dcmwb
Birey ve kurumlar, gazete, TV gibi geleneksel medyalarda kendileriyle ilgili haber ve yorumları titizlikle takip ediyor. Peki ya yeni medyalar? Gazete-TVlerde sıklıkla “Bu ay en çok falanca politikacı, falanca sanatçı ya da falanca dizi konuşuldu.” haberleri görürüz.  Haberin ayrıntısına baktığınızda konuyla ilgili istatistikleri görürsünüz. Bunlar genellikle söz konusu politikacı, sanatçı ya da diziyle ilgili o zaman dilimi içinde yapılan gazete-TV haberlerinin sayısını verir. Hatta bu sayılara göre popülarite listeleri bile yayınlanır.  Haberlerin verilişindeki ‘ustalık’,  bu istatistiklerin “kamuoyunun görüşü” olduğu algısını yaratır okuyucu ya da izleyicide. “Gazete-TVlerdeki haber ve yorumların kamuoyu nezdinde ciddi bir etki yarattığı” algısıyla hareket eden birey ve kurumlar,  medyada  kendileriyle ilgili çıkan haberleri takip ettirirler.  Sadece bu işi yapmak için kurulan çok sayıda medya takip firması vardır. Bu takipten amaç, birey ya da firmaya ilişkin medyadaki  olumlu-olumsuz haber ve yorumları değerlendirmek ve bu doğrultuda kişi ya da kurumun itibarını yönetebilmektir.  Özellikle geniş kitlelerle ilişkileri olan kişi ve kurumlar için kaçınılmaz ve ertelenemez bir sorumluluktur itibar yönetimi. Ancak günümüzde sadece bu geleneksel medyalarla sınırlı bir medya takibi, kişi ya da kurumların itibarını yönetmek açısından yeterli değil.  İnternetin zaman-mekan tanımayan sınırsızlığında “sosyal medya” denilen bir iletişim ortamına sahip olmaya başlayan geniş (hatta gazete-TVlerden çok daha geniş) bir kitle, hemen her konuda biribirleriyle duygu ve düşünce alışverişinde bulunmakta ve bu alışveriş geniş kitlelerle de internette iz bırakacak kalıcılıkta paylaşılmakta. Üstelik bu mecra, Gazete-TVler kadar güvenilir ve yayılımı kontrol edilebilirlikte değil.  Herhangi bir sanatçının albümüne ilişkin dinleyici görüşleri, bir politikacının sözünün yarattığı doğru-yanlış algılar  ya da bir kurumun müşterisine yaklaşımının olumlu-olumsuz sonuçları, ışık hızıyla internetin derinliklerinde yer bulmakta.  İşte tüm bu etmenlerin bileşimi, kişi ve bireylerin sanal dünyadaki itibar yönetimlerini, çok daha önemli hale getiriyor ve çok daha süratli harekete geçilmesini gerektiriyor.  Ancak buradaki itibar yönetiminin dinamikleri,  geleneksel mecralardakinden çok farklı  ve bu yeni medyaları bilen ve anlayan yetkinliklerle donanmış kişilerle yapılabilir. Sosyal medya kitlesinin dilinden anlayan ve çıkacak krizleri hukukuyla, teknolojisiyle, halkla ilişkileriyle ve sosyolojisiyle multi-disipliner bir anlayışla yönetebilecek kişi, kişiler ve hatta ekiplere ihtiyaç var. Mevcut medya düzeninin asparagasta sınır tanımadığı ve “hiçbir başarının cezasız kalmadığı” ülkemizde birey ve kuruluşların itibarları, 21. Yüzyılın yeni medya düzeninde her zamankinden daha da fazla tehdit altında.  Ancak bu konuları düşünüp çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlar da yok değil. Örneğin; Zarakol Kurumsal İletişim Grubu bünyesinde kurulan Zarakol2.0 firması, grubun geleneksel kurumsal iletişim felsefesini, bu yeni medyaların gereklerine göre dönüştürmek amacıyla kurulmuş. Teknolojik anlamda ise ilginç gelişmeler var. İnternetin ilk zamanlarında itibar yönetimi Yahoo, Google gibi arama motorları üzerinden yapılan aramaların sonuçları üzerinden yapılmaya çalışılıyordu. Sosyal medyanın ortaya çıkışı ile, bu aramalar yeterli sonuçları verememeye başladı. Geçtiğimiz haftalarda deneyip kullandığım ve tamamen ülkemiz insanlarının geliştirip piyasaya sunduğu Somedya ve Semanticum adlı yazılımlar kişi ve kurumlara ilişkin sosyal medyalarda çıkan haber ve yorumları takip ediyor, buluyor ve analiz ediyor. Son olarak bu konuyla ilgili olanlara Gamze Er’in Cinius Yayınlarından çıkan “Sanal Ortamda itibar yönetimi” kitabını öneririm. Sözün özü, Türkiye hem zehir hem de panzehir konusunda bereketli bir ülke;)
Tags