Vizontele filminin en komik sahnesidir. Cem Yılmaz, şehirlerine yeni gelen televizyonu, “Radyonun resimlisi. Artık Zeki Müren’i hem dinleyecek, hem de göreceksiniz!” şeklinde halka açıklamaya çalışan belediye başkanına “Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?” diye sorar. Televizyonun radyoyla farkını basitçe ortaya koymaya çalışan belediye başkanınına daha ileri bir perspektif sunmaktadır aslında. Televizyondan da öte, kişisel ve etkileşimli yeni bir medyayı; yani interneti işaret etmektedir!
Cem Yılmaz’ın sorusuna yanıt olabilir mi bilinmez ancak TTNet uzun süren bir hazırlığın ardından yeni medya yayıncılığına ilk adımını attı. Firmanın Tivibu adını verdiği servis, yeni yılın ilk günlerinde kafa karıştırıcı bir tanıtım kampanyasıyla sunulan TTNet EVET! platformunun da aslında ilk somut ürünü. PC kullanıcılarının internet üzerinden yüklenecek bir arayüz üzerinden ayda 1 TL vererek 61 adet TV ve film kanalını izleyebilecekleri ve (video gibi) durdurup ileri-geri alabilecekleri bir WebTV hizmeti Tivibu.
Daha piyasaya sunulduğu ilk gün, gelen yoğun üyelik taleplerini karşılamakta zorlanan servis, bu yüzden sosyal medyalarda yerden yere vuruldu. Üye olabilenlerin etkileyici bulduğu izleme performansı ve içerik çeşitliliğine karşın web sitesindeki aşırı yoğunluktan kaynaklanan yükleme sıkıntıları, MAC ve Linux gibi kanaat önderi kullanıcılara sahip sistemlere yönelik henüz bir çözüm olmaması, her ADSL aboneliği için tek bir kullanıcı bilgisayarın tanımlanabilmesi ve benzeri sorunlar hararetle dile getiriliyor şimdilerde. Ancakbunların, böylesi yenilikçi bir servisin ilk gününde yaşanabilecek doğal sorunlar olduğunu ve iyi niyetli bir yaklaşımla zaman içinde çözülebileceğini de göz önüne almak lazım.
Bugüne dek onu algıladığımız şekliyle bir internet servis sağlayıcısı olan TTNet, temelde internet altyapısının elverişsizliği ve uygun bir görsel platformunun olmaması nedeniyle TTNet Müzik, TTNet Video gibi görsel-işitsel içerik servislerini çok da ileriye götürememişti. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde bu iki temel sorunu çözmek için yoğun çaba harcayan firma, bugün itibarıyla hem altyapısı güçlü hem de etkileyici görselliğe sahip bir platform geliştirmişe benziyor. İngiliz yayıncılık kuruluşu BBC’nin iki yıl önce piyasaya çıkarttığı ve internet TV yayıncılığına yeni bir boyut getiren iPlayer platformunun kimi güçlü özelliklerine de (kişiselleştirilebilir TV rehberi, program uyarıcısı, yayın tarihi geçmiş programlar için arşiv) Tivibu servisinde yer verilmiş.
Kişisel düşüncem , Tivibu servisi ile TTNet’in yeni bir döneme girdiği ancak bu dönemde başarılı olup olmayacağını bundan sonra atacağı adımların belirleyeceği şeklinde. TTNet’in bu yeni dönemde, teknolojiyi geliştirmenin ötesinde onu yayıncılık unsurlarıyla tümleştiren bir yeni medya yayıncısına dönüşmesi, Digiturk ve D-Smart gibi rakipleriyle baş edebilmesi açısından zorunlu. Eldeki platformun etkileşim ve kişiselleştirme özelliklerinin rakiplerden ileride olduğu akıldan çıkartılmadan en az onlar kadar iyi içerik, tema, format ve program üretilebilirse TV yayıncılığının cazibe merkezi, internete doğru kayabilir.
Sonuç olarak yeni medya yayıncılığında çıkılan yol uzun ve zorlu. Zeki Müren ise bizi ancak yolu yarıladıktan sonra görebilecek:)
(Business Week Türkiye, 28 Şubat 2010)