İnternetten Para Kazanma ‘Kılavuzu’ (2)

Long-tail

LongTail (Uzun Kuyruk), siber ağlarda ticari rekabet avantajı sağlayabilmek için odaklanılması gereken temel kavramlardan biri.

Geçen hafta Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü’nde verdiğim ‘NM101: Yeni Medya’ya Giriş’ dersinde önemli bir konuk hocamız vardı; Cocuk.com ve istanbul.com gibi popüler sitelerin de sahibi olan dijital hizmetler firması Adsmrt’ın Genel Müdürü Volkan Kırtok, siber ağ ekonomisi üzerine iş deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.
Volkan_krtok_nm101

Kırtok’un anlattıkları arasında bana göre en sıradışı olanı, ABD’de Netflix adlı online dizi ve film izletme şirketinin satış temsilcisi iken yaptıkları bir pazarlama kampanyasıydı. Birkaç yıl önce herkesin Torrent paylaşım siteleri üzerinden bedava dizi ve film indirip izledikleri bir pazarda, ellerindeki içeriği nasıl olup da ücretli satabileceklerini düşünürken akıllarına ‘tuhaf’ bir fikir gelmiş; Torrent sitelerine reklam vermek! Fikrin üzerinde biraz daha çalışıp ellerindeki dizi ve film portföyünden herhangi birini Torrent sitelerinden indirmek isteyenlere ‘Bu ve diğer binlerce dizi ve filmi ayda sadece 4.99 $’a YASAL olarak izlemek ister misiniz?’ şeklinde bir teklif götürebilecekleri bir reklam kampanyası kurgulamışlar. Öğrencilerin ilgiyle dinlediği ve tanıtım için seçilen mecranın ucuz reklam tarifesi, hizmetin rasyonel ücreti ve reklamın kişiselliği ve dili gibi siber ağ ekonomisini iyi analiz eden bu kampanya kurgusunu iyi uygulamanın ödülünü ise, o yıl New York bölgesinde en çok satış yapan temsilci firma olarak almışlar.

İşte Yeni Medya bu tip yaratıcı iş modellerine açık bir ağ ortamı. Bu karmaşık ortamda rekabet avantajı sağlamak için kitapların teorilerinin ötesinde uygulamaların pratiğinden yararlanmak gerekli. Çünkü burası ¨Bedavadan nasıl para kazanılır?¨ gibi ‘tuhaf’ sorulara çok sayıda mantıklı yanıt geliştirilebilen bir iş alanı?! Bu güçlü pratik çerçevesinde giderek belirginleşmeye başlayan temel kavramların bence en önemlisi Long Tail. Çok bir şey çağrıştırmasa da dilimize Uzun Kuyruk olarak çevirilen bu kavram, temelde Yeni Medya ekonomisini ¨bir mal ya da hizmeti ne kadar sanallaştırırsanız onu ağ ortamında pazarlamanız için o kadar uygun koşullar oluşturacak¨ noktaya götüren ticari bir bir enstrüman.
Longtail_concept

Örnek olarak kağıt baskı bir kitabı satabilmek için kabaca yazar, yayınevi, matbaa, depolama, dağıtım, satış ve pazarlama süreçlerinden geçmesi ve bu aşamalarda oluşan tüm maliyetlerin kitabın fiyatına yansıması gerekli. Barnes&Noble gibi bir yayıncı aynı kitabı mağaza yerine siber ağlar üzerinden pazarlamak istediğinde ise, öncelikle satış ve pazarlama maliyetlerinde dramatik düşüşler söz konusu olur. Ancak eğer bu kitabı e-kitap olarak tamamen sanal ortamda satma yolu seçilirse matbaa, depolama, dağıtım, satış ve pazarlama kalemlerinin hepsinde birden çok ciddi maliyet tasarrufu sağlanabilir. Buna bir de internetin sonsuz sayıda sanal raflarına sadece popüler değil niş kitapların da konulabildiğini ve bunlara bile dünyanın her yerinden müşteri çıkma potansiyelini eklerseniz satış hacminin de ne boyutta arttırılabileceği kolaylıkla görülebilir.  
Long_tail_the_bit_player_advantage

LongTail kavramı üzerinden geliştirilen dijital pazarlama araçlarının sağladığı rekabet avantajı şimdilik Amazon, Rhapsody gibi öncü firmaların cirolarını katlayarak arttırıyor. Örneğin bu, bir mal ya da hizmet ile ilgilendiğinizde ona yakın karakteristikte bir diğerini müşteriye önerebilen tavsiye sistemleri sayesinde, niş ürün ve hizmetlerin de öne çıkması sağlanmakta ve satış hacmi daha da artmaktadır. Bu bağlamda LongTail kavramını Yeni Medya ortamı için adeta baştan yaratan Wired dergisi Genel Yayın Yönetmeni Chris Anderson, böylesi bir sanallaşmanın sonucunda tüketicinin örneğin 15 dolardan satılan bir müzik albümü yerine o albüm içinden en beğendiği şarkıyı 80 cente alabildiğini ve toplam satış hacminin de tavsiye sistemlerinin de desteğiyle eskisinin 100 katına çıkabildiğini savunuyor. Yani eskisinden yaklaşık 5 kat daha fazla bir ciro söz konusu.
Long_tail_real_cost_of_music
Increase_in_revenue_by_long_tail

İşte kitap, müzik, film, oyun ve medya sektörlerinin Yeni Medya’nın para kaybettiren değil aksine çok daha fazla para kazandıran bir yer olduğunu anlamaları için asıl kafa yormaları gereken de bu kavramlar üzerine inşa edilecek iş modelleri. Bunu yapmak yerine bildiklerini okumakta ısrar ederlerse Volkan Kırtok benzeri genç girişimciler, tek başlarına bugünün dev endüstrilerinin en büyük rakibi olurlar.

 

Tablet: Medyanın İlacı?

Media_httpismailhpola_rvlvd

Tablet bilgisayarlar geleneksel medyanın derdine derman olmak için bir umut ancak bugüne dek yapılanların pek azı gelecek vaadediyor.

21. Yüzyıla girdiğimizi geç idrak eden medya sektöründe, hala interneti kendi düzenine rakip hatta düşman olarak gören ciddi bir çoğunluk var. Bunların içinde güç sahibi olanların işi kendi gruplarının internet üzerinde yaptığı yenilikleri baltalayacak kadar ileri götürenleri bile var. Tabii bu ortaçağ psikoposu zihniyeti, medya gruplarında umutla görev alan yeni medya kuşağını da olumsuz etkiliyor. Azimle  geliştirilmeya çalışılan projeler, muhafazakar ve kibirli eleştirilere dayanamayıp birer birer gündemden düşürülürken, bu genç beyinlerin de patronaj katındaki sinsi dedikodular sayesinde önü kapanıyor, şevkleri kırılıyor. O aşamadan sonrası ise, ya etliye sütlüye karışmadan bu geleneksel medya egemenliğine boyun eğmek  ya da istifa edip internetin fırsat ve tehditlerine yelken açmak. Merak ediyorum, günün birinde yazılacak medya tarihinde ‘gazetenin tirajını düşürüyor’, ‘internet para kazandırmıyor’, ‘okurların yorumlarını yayınlayıp beni neden onlarla muhatap ediyorsunuz’ gibi gerekçelerle çöpe giden onlarca projeye ve o süreçte heba edilen onlarca yeni medya insanına da yer verilecek mi? Sözün özü, yeni medya aşısı geleneksel medya bünyesinde alerji yaratıyor!
Son zamanlarda geleneksel medyada baş gösteren ¨Aman, tablet bilgisayarlar çok revaçta! Biz de hemen bir iPad’de çalışan ‘bir şeyler’ çıkartalım. Hatta Android'i de olsun!¨ tarzı slogancı yaklaşımını bu çerçevede incelemek lazım. Burada amaç, internet kullanıcılarına işlevsel bir yeni medya hizmet sunmaktan ziyade medya grubunun ‘yenilikçi’ ve ‘teknoloji lideri’ marka algısına katkı sağlamak. Bu önceliğe, bünyedeki Orta Çağ Psikoposları’nın eleştirisine maruz kalacak yeni medya çalışanlarının burnu sürtülmüşlüğü de eklendiğinde ortaya iyi bir şeyler çıkmasını beklemek, hele hele bunun uzun soluklu bir iş olacağını zannetmek, saflık olur. İşte bugünlerde medya gruplarının gazete ve TVleri tarafından sunulan ‘tablet yayıncılık hizmetleri’ de bu tanıma uyan seviyede. Çoğu kendi web sitesini aynen tablet bilgisayara kopyalamış. Hatta bazılarının tablet uygulaması o kadar kötü ki, oradan çıkıp web adresine gittiğinizde daha rahat ediyorsunuz. Tablet kullanıcılarını en rahatsız eden şey ise, üzerine tasarım yaptıkları cihazın özelliklerini tam kavramadan alelacele piyasaya sürülmüş olduklarınn ayan beyan ortada olması. Örneğin; Hürriyet Gazetesi’nin iPad uygulaması geçtiğimiz günlerde Bin Ladin’in ölümü üzerine yıldırım baskı yapmış. Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu da bunu ballandıra ballandıra anlatmış. İyi de bu haberden o uygulamayı indiren benim bile haberim olmadı. Peki neden? Çünkü iPad türü mobil cihazlardaki uygulamaların en benzersiz özelliği, cihazın ekranına yolladığı sesli ya da titreşimli bir uyarı mesajıyla  (notifikasyon) duyurabilmesidir. Tablet yayıncılık uygulamasında bu özelliğe yer vermeyen bir hizmet, şimşek baskı yapsa ne yazar? Daha bunun gibi geleneksel medyanın özel içeriğine avantaj sağlayabilecek o kadar çok özellik var ki!
Tablet cihazlarda içeriğin de ötesinde en önemli husus, reklamcılık ve reklamverenler diğer mecraların hepsinden daha uygun bir reklam deneyimi yaşatmasıdır. İnternet kullanıcısını pasif bir reklam izleyicisi olmanın ötesine ekranı parmağıya kontrol edilebilen ve ürüne neredeyse dokunabildiği, hareketli, üç boyutlu ve müşterinin konumunun bilindiği bir ortamdan reklamverenler için kimbilir ne benzersiz deneyimler çıkartılabilir! Bunun için doğru strateji ise, tablete bu bakışla yaklaşabilen ve medya psikoposlarının etkisinde kalmayacak yönetimlerin insiyatifiyle yaratıcı gençler, deneyimli yayıncılar ve reklamcılardan oluşturulan bir ekip ve bunların deneye-yanıla geliştireceği projelerde.  Bu yaklaşımın ilk ışıkları geleneksel medyada olmasa da yeni tablet yayıncılarının girişimlerinde görülüyor. Örnek görmek isterseniz, LOG dergisi, Zete, Dipnot gibi yerli tablet uygulamalarına bakmanızı öneririm. Yurtdışında ise, gittikçe daha da rakipsizleşen Wired dergisinin ücretsiz son sayısını indirmek ya da Flipboard uygulamasını deneyimlemek, size bu yazıyı sabırla okumaktan daha fazlasını anlatacak!

Not: Geleneksel medyanın iPad'e bakışı konusunda Yurtsan Atakan'ın şu yazısını da okumanızı öneririm.
Tags